1 Ağustos 2011 Pazartesi

işte ben buyum, yani bunlar gibi bir şeyim:)

Ben aslında FORMEO diyet merkezinin İdari ve Mali İşler yöneticisiyim:) Hatta lisede de üniversitede de Turizm okudum. İnsan Kaynakları konusunda da eğitim aldım. E diyeceksiniz;’ moda ile ne işin var’.Şöyle ki beni görenler bu işten çok iyi anlıyorsun diyorlar. Direniyorum, diyorum ‘herkes anlıyor bakın ne de güzel giyinenler ne de güzel fikir zikredenler var, bir farkım yok aslında’ İşte diyorum, diyorum da, kimseyi inandıramıyorum.
Peki tamam annem benim hayatımda gördüğüm en başarılı terziydi ve onun öğrencisiydim bir aralar:) Canım biricik anneciğim keserdi biçerdi dikerdi ben de hep yanında 'onu nasıl kestin, mesela bunu da yapabilir miyiz, şimdi de ben yapabilir miyim?'diye bıdı bıdı konuşurdum. Canım annem ise ‘gel bakalım hadi şimdi de sen yap, bak şunu böyle yapacaksın, aferin bak oldu vs derdi.( Hiç unutamıyorum ne o ses tonunu ne de büyük bir sabırla gösterdiğin öğrettiğin detayları anneciğim.)
‘ Ben bu kıyafetin büyüğünü yapacağım sen de bebeğin için onun üzerine uygun olanını yapacaksın’ derdi. Ama öyle böyle değil bire bir aynısı olmalıydı. Kolay kolay da beğenmezdi:) O kadar keyif alırdım ki, ‘biz bir ekibiz annemle’ derdim. Hep hayal ederdim ben de onun gibi bu kadar çabuk kavrayabilecek miyim, minicik bir fotoğraftan kocaman bir kıyafet çıkarabilecek miyim. Hem birebir yaptıklarına hem de kendi sihrinden kattığı ufak dokunuşlarla ortaya çıkardıklarına bayılırdım. Tabi bu hayallerle dikiş dikerken, yere iğne düşürüp ablamın (kendisi Elvan Odabaşı Kanar olur) ayağına iğne batmasına neden olmuşluğum ve ameliyat olmasına istemeden de olsa sebebiyet vermişliğim vardır. Şimdi düşünüyorum da ne çok ter döktüm bu iş için ne kanlı savaşlar verdim ben moda uğrunaJJJ Geçen bu yıllar sonrasında büyüyüp serpilen ben, lise çağına gelmiş hem turizmi yazdığım hem de moda tasarımı yazdığım o sınava giriyorum. Vee tabi her şey usulüne uygun gidiyor ve ben moda tasarımını kazanıyorum. Ama iş bu ya içimde garip bir his ‘ acaba Anadolu Turizmi mi kazanmalıydım’ diyorum.Geliyorum gidiyorum ve sonunda karar veriyorum ben Turizm okumalıyım. İşte o zaman yollarımız ayrılıyor bu sektörle. Başlıyorum Turizm okumaya hem de sonuna kadarJJJ
Eeee her şeyin bir nedeni vardır. Benimkisinin ise en tatlı en güzel yanı sevgili kocacığımla tanışıyorum Üniversite yıllarında. Bu bölümü okuduğum için çalışabiliyorum uzun yıllar ablamla. Yani iyi ki de Turizm İşletmeciliği okumuşum diyorum tüm bunların sonucunda.
Günümüze gelecek olursam yıl 2011 ve içim kıpır kıpır. Bu yıl bir değişik geliyor bana. Sanırım etrafımda olan bitenler de dikkatimi çekiyor bir yandan. Biz bir organizasyon yapıyoruz. İpek kadınlar adında. Bir çok bayanla karşılaşıyorum bu sırada. Çoğundan güzel övgüler alıyorum. Tesadüf mü acaba derken her biri aynı şeyi söylüyor ‘ne kadar güzel tercihler yapıyorsun , ne kadar şıksın hep böylesin vs.(utandım:) Bunlar aklımın bir köşesindeyken yine işime odaklanmışken ki benim işim çoğunlukla rakamlarla, sorunlara çözüm bulmakla en çok da insanlarla. Birkaç kişi benden stillerini bulmak adına kendilerine profesyonel anlamda yardımcı olmamı istiyor. Sevgili ablacığımla haber gönderenler oluyor. Derken 29 Temmuz 2011; efendim benim doğum günüm olurlarJ İnanılmaz bir ambians çok çok sevdiğim insanlar, dostlarım, canlarım. Konsept ‘Elvin Moda Dünyasına Atılsın Artık’ şeklinde. Bir nevi gaza getirmece. Kopamadığım işimi’ tamam kopma ama bu konuyu da artık atlama’ dedirtircesine. Eline makasını, kumaşını, ipliğini, iğnesini, ponpon yapma makinesini, tüy temizleme icadını hatta ve hatta dikiş makinasını alan geliyor. Ben paketleri açtıkça havalara uçuyorum her birinden beni biraz daha hayalime yaklaştıran alet edavatlar çıkıyor, heheheJJJ Zaten dikiş makinesiyle de her şey tamamlanıyor.Son zamanlarda sıkça söylediğim ’ben erkek modasıyla ilgilenmeliyim yahu, kurdele en az şu kadar bulunmalı çekmecelerde ,ya bir dikiş makinesi mı alsam artık’ dediklerim bir afiş haline getirilmiş sevgili ablacığım ve biricik tasarımcımız Müzehher Hanım tarafından.
Anlayacağınız miladım çok çok eskilere dayansa da Stilleo olarak ortaya çıkışım 29 temmuz 2011. O gün 2 doğum günü kutlandı formeonun terasında.
Ben giyiniyorum, e insanoğlu dediğin varlık da zaten az da olsa giyinirJJ İşte giyiniyorum çıkıyorum sadece derken ne kadar da çok ‘bu işi profesyonel yapmamı isteyen kişi varmışJHepsini çok çok seviyorum. Başta tabiî ki anneciğim tüm öğrettiklerin bana kendinden kattığın her şey ve inancın için, ablacığım gönülden gelen desteğin ve bana olan inancın devamı için, canım kocam biricik eşim gözlerindeki pırıltı ve beni her daim desteklediğin için, canım kardeşim uğur varlığın ve bu alandaki ilk aldığım kitap hediyen için,çağrım nostarjik dikiş makinası ile beni çok eskilere götürdüğün için,cemilem canım kadim dostum varlığın için veeee o gece yanımda olan herkese çok çok teşekkürler iyi ki varsınız.
Bu arada Tubacım blogum senin sayende, ne de güzel bir hediye. Gerçekten bu kadar kalıcı ve farklı bir hediye olamazdı. Çok çok tatlısın iyi ki Suare var yoksa nereden tanışacaktık.
Gerçi belli olmuyor yukarıdaki yazılanlara bakılırsa bu hayata nerede, ne zaman, nasıl, ne olacağı  hiç belli değilmiş gerçektenJJ
sevgiler benden
yani;
elvinodabaşıpekiyidenJJ
Geceden notlar:
-Elvin şu pantolonumun paçasını diker misin?
-Aşk olsun Eralp Hocam yaaJJ
-Ne var ya eline mi yapışırJJ
-Elvin artık terzimiz sensin.
-Ya o öyle değil, terzilik mi ne haddime
- Öyle oldu değil mi şimdi, neyse parası veririz
-ahahahaJJ

2 yorum:

kuvvetli dedi ki...

ilk post için hiçte fena degil resimler cok eglenceli ve ben o geceki butun resimleri istiyorum hakettim galibaaa dimi ... umarım yazdıgın en kotu post bu olur canım kusuuummm

elvin odabaşı pekiyi dedi ki...

Teşekkürler bitanem sen neleri hakkettin bir bilsen;) Blog hayatına girişim sayende erkene alındı yoksa bana kalsa her gün word e yazar bir kenarda tutardım. Hatta her gün bile değil;)Fotoğrafları buraya mı istersin yoksa sana flash ile mi ileteyim.
Çok çok teşekkürler tekrar. Blogumun annesi babası yaratıcısı tuğbası kuvvetlisisin.Seni seviyorummm